Tavsiye Et

e-posta adresiniz: Arkadaşınızın e-posta adresi:

SORU SORUYOR MUSUNUZ?
Yapılan araştırmalarda “Niçin” ile başlayan sorular soranların daha bütünlüğe odaklı oldukları  “Nasıl” ile başlayan sorular soranların daha dar kapsamlı düşündükleri, “Neden olmasın” ile başlayan sorular soranların ise gelişimden ve mücadeleden yana meraklı kişilikler oldukları ortaya çıkmıştır. Sorular beyni hareketlendirir. Daha fazla soru sormak daha yaratıcıların türetilmesine olanak tanır. Yaşımız ilerledikçe daha az soru sorduğumuzu biliyor muydunuz? Yaş arttığında sorulan sorular da azalmaktadır. 5 yaşındaki bir çocuk günde ortalama 65 soru sorabiliyorken 40 yaşındaki bir yetişkin günde neden ortalama 6 soru soruyor? Neden yaşlandıkça sorularımızda ters orantılı olarak azalıyor? Soru sormak kişiyi aptal yerine koymayla eşdeğer kabul ediliyor. Soru sormak zayıflığın, bilgisizliğin bir göstergesi. İş dünyasında her geçen gün soru sormayı terk eden çalışanlar yarattık son yıllarda. Acaba soru sormamak asıl zayıflık değil midir?

Bunu nasıl değiştirebiliriz?

 İş süreçlerimize soru sorma alışkanlığını getirebilsek daha dinamik ve rekabetçi bir pazar doğmaz mı?

Soru bankası oluşturmak için 4 metod bulunmaktadır.

1.Sorunun kaynağını tanımlamak

2.Soruları bir araya getirmek

3.Soruları sıraya koymak

4.Soruları arıtmak

1.Sorunun kaynağını tanımlamak:

Soruların kaynağı zaten gündelik yaşamda her an yanıbaşımızdalar. Onları gerçekten neden, nasıl, gibi sorularla kurcalamamız gerekiyor.

2. Soruları bir araya getirmek:

Sorular çevremizdeki kişilerden toplanabilir. Örneğin bu işlem basit bir e-mail, araştırma, anket, forum ile yapılabilir. 30 kişiye gönderdiğiniz e-mailde sorduğunuz soru;” Yeni bir projeye başlamadan önce sorulması gereken ilk soru ne olmalıdır?” olabilir. Sorular aynı zamanda toplantılardan da elde edilebilir. Bir çok toplantının amacı karar vermek olduğundan bir çok soru toplantı öncesi toplanabilir ve fikirlerin katkı sağlaması ve gelişim fırsatları için kullanılabilir. Soru toplamaya yardımcı sorulardan birisi de;” İnsanların kuruluşumuzun hedefleri, beklentileri, sorunlarını ortaya koyacak yanıtlara sorabilecekleri ne tür sorular olabilir?” “İnsanlar” sözcüğüne ayrıca dikkat edilmelidir. Bu yöntemle “Siz”, “Biz” kastedilirken aynı zamanda rakipleriniz, müşterileriniz, endüstride çalışanlar, hissedarlar vb. herkesi dahil edilmektedir.

3. Soru bankanızda yeterli sayıda soruyu topladıktan sonra onları kullanışlı hale getirebilmeniz için organize etmeniz gerekmektedir. Soruları word ya da excel ortamında depolayabilirsiniz. Sağ beynini kullananlar genellikle word formatını tercih ederken sol beynini kullananlar exceli seçeceklerdir. Soruların kendi içinde konulara, alt konulara gruplandırılmaları gerekmektedir.

4.Soruları arıtmak:

Kabul etmelisiniz ki her soğru doğru ve iyi soru olmayabilir. Dolayısı ile soruda geçen ifade biçimi ,açık uçlu olması, kolay yanıtlanabiliyor olmaması, yönlendirici olması, kısa ancak sorunun kaynağına odaklanması, gramer olarak doğru kurgulanmış , fiiller ile desteklenmiş olmasına özen gösterilmelidir. Basit bir örnek vermek gerekirse sorulan soruda kullanılan sözcüğün “Yapılabilir” yerine “Yapılmalıdır” olması gerekir. Bu kullanım şekli mevcut kapasiteyi zorlayacak tarzda kurgulandığından daha verimli sonuçlar alınabilir. Rudyard Kipling’in dediği gibi size tüm bildiklerinizi öğretecek 6 yetenekli adama ihtiyacınız var. İsimleri; Ne, Neden, Ne zaman, Nerede, Nasıl, Kim. İyi bir soru bankası bu 6 soru tipini harmanlayan sorulardan oluşmalıdır.